Ne/den/siz

KELAM-I KALEM 1546 Comments »

hüznü musallat et!

yüreğine ve gözlerine …

-sakın ha !emanete iyi bak,birşey olmasın ona - tuzuna ban…gizlinde sakla..büyüt,çoğalt ..yalnızlığına bula ..bulaştır efkarını…

çekip gidebilme özgürlüğü prangasını içinde taşıyana ancak umudun işkencesidir ..

hani uzayıp giden…hani kötülüklerin en kötüsü…hani hep beklenen mavi liman…-yorgunum çok yorgunum bekleme beni kaptan -

neden bu ağırlık ayaklarımdaki ?…
…….neden bu yürek tortusu ? …..
……neden bu hazan hüznü ? gözlerimi yıkayan bu tuzlu ıslak ? bu burun sızısı ?neden ?

…mızıkçılık etme !-git kenarda kurdelenle oyna, tek ayak üzerinde köşende!

sorusormacevapverme!enarkasıradakitembelöğrencideğildinhayatsınıfının!çokçalışmıştımkopyabileçekmiştimöbürhayatlardan!karnemnedenhepkırıkdolu?ençokzayıfıolannedenben!

kurtarma yazılısı var mı hocam ?düzeltebilecek miyiz cankırıklarımızı?niye kolay soru(n)ları yok bu hayatın?

gövdem dilime zindan …çığlığıma da..

 

Güzel Bir Sabah

Ş/A/İİR BURDA NE DEMEK İSTİYOR??? No Comments »
 
.
Korkmazdi kimseden
Ya da hiçbir seyden
Fakat bir sabah güzel bir sabah
Bir sey gördügüne inandı
Ama bir şey yok dedi
Ve haklıydı
Hiç şüphe duymadığı mantığıyla
Bir şey yoktu
Fakat sabah aynı sabah
Birisini duyduğuna inandı
Ve açtı kapıyı
Ve kapattı kimse yok diyerek
Ve haklıydı
Hiç şüphe duymadığı mantığıyla
Kimse yoktu
Aniden bir korkuya kapıldı
Ve anladı ki yalnızdı
Ama yapayalnız da değil
Yaşıyordu beraberce
Karşısındaki hiç kimseyle ….

.

 

 

.
Jacques Prévert

FİNCANI OKUYAN KADIN

Ş/A/İİR BURDA NE DEMEK İSTİYOR??? No Comments »
Oturdu.. Umutlanarak ters çevrilmiş fincanımdan
gözlerinde korku belirdi ansızın
Dedi:
Ey oğul…hüzünlenme
Bu aşk sana yazılmış
Ey oğul
Ölene kadar tanıklar…
Aşka tapmaktan kim ölmüş
Fincanında…dünyanın korkusu dolu
Hayatın yolculuk ve savaşlarla…
Çok seveceksin ey oğul…
Çok öleceksin ey oğul…
Unutulan bütün topraklara aşık olacaksın..
Yenilen krallar gibi geri döneceksin..

Hayatınla, ey oğul, kadının..
Gözleri, suphanallah tapılacak cinsten
Ağzı..bir salkım üzüm gibi resmedilmiş
Gülücüğü, gül musikisi
Ancak senin gökyüzün bulutlu..
Ve yolların… bir kapalı… bir kapalı ki sorma

Ey oğul… kalbinin aşkıdır bu
Kasrın kulesinde uyuyan
Büyük bir kasır bu ey oğul
Köpekleri… ve askerleri dilsiz
Kalbin sultanıysa içinde uyuyor..
Kim girecek kaybolan taşlarından..
Kim tutacak ellerini… kucağından…
Surlara gömülen gözbebeklerini
Tırnaklarını kim çözecek belinden
Ey oğul…
Kaybolan… kaybolan… kaybolan…

Birçok yıldız… görüyorum
Ancak… bir okumaya başlasam
Fincanı tıpkı senin fincanına benziyor
Aynısı bilsen ey oğul
Hüznü senin hüznün aynısı
Kaderleriniz bir… yürüdüğü yol aynı
Aşk dolu… hançerin keskin ağzında
Gölgesi bir sedef gibi
Gölgesi dizili hüzün gibi
Kaderiniz aynı uykuya dalmış
Denizde aşkınız kopan dalgalarda
Parçalanarak… milyonlarca defa…
Yenilen krallar gibi geri dönerek…
NİZAR KABBANİ

kayıp

KELAM-I KALEM No Comments »

yoluna çakıl taşları serp çocuk…kaybolma  yüreğine giden yolda…

zindanı ve dahi kodesi değil miydi insan kendinin?firarın yok kendinden….

dilimde pas tadı… zihnim küflü ve ışıkları kapatmışlar birileri….birileri?

birileri? ..kim var orda? -korkuyorum anne-

 kaç defa dedim yeme şu tırnaklarını ! etin kanar diye… etim kanamıyor ,bak !…kanayan gözyaşlarım dı anne …o göz çukurundan usul usul akan…

sil gözünü ..makyajın akmasın…gülümse hayata!-o bana niye hiç gülümsemiyor?banane ya…çok mızıkçı bu hayat!-

boşa kalbini…

talak-ı selaseyle ayrılmak mümkün mü yürek denen o kanlı çukurdan,dilin kılıcıyla yaralanmışsa?

şeriatın kestiği parmak acımaz…gücüne gitmesin yalnızlık böyle…-gidiyor işte-

de ki ateş yakar ,su boğar…veherkessevdiğiniöldürür…senin ki de öyle işte…yara bıçağını sevmiş…

 yara sevmiş bıçağını …sevmiş yara bıçağını…sev-miş yara… sev-miş…sev…

 

ses olma ..sus kal…

peki…

 

 

 

YOL TÜRKÜSÜ

Ş/A/İİR BURDA NE DEMEK İSTİYOR??? 1 Comment »

 Çiz beyaz haritalara mor kalemle
Hiç görülmedik yepyeni kentleri
Hep oralara götür beni
Seninle olunca sıkılmam, giderim

Çocuk yüreğinle sen kurarsın
Köprüleri, alanları, kuleleri
Panayırları ve çocuk bahçelerini
Çiz haritaların en güzel yerine
En güzel günleri ve geceleri

Seninle olunca çekinmem, giderim

 
O kentlere yolcu diye çiz beni
Biletim, pardesüm, şemsiyem, şapkam
Yüreğimde sevincim, kafamda düşüncem
Nasıl da çok karıştık birbirimize
Bu el hangimizin eli
Bu saçlar hangimizin

Senin gittiğin her yere giderim. AFŞAR TİMUÇİN

GEL/EN

KELAM-I KALEM 1 Comment »
….ben geldim..
açıktut pencereni,yüreğini ,kapını ,ömrünü…
 
ben geldim…
uzun yollardan ,yanlış ömürlerden ,yanlış evlerden
 
;yaşayarak ,yaşlanarak geldim…

uzaktan geldim…en çok ücra kendime lakin…
ve de ırak mı ? bilinmez….

kelimelerimi kokutmadım,geldim..söz ü çürütmedim ,geldim..

rutubetsiz gözlerle geldim…

çürümemiş bir yürekle…-kimbilir?-….

.henüz…  değil….

yalnızlığa geldim……yalnızlığına …..yalnızlığıma …-buyur hoşgeldin o zaman-

(kimin repliğiydi     bu ? suflör uyuma …ses ver!) kimse rolünü oynamıyor bu oyunda…

 

 

pardon yanlış mı geldim …aslında birazcık sevesim var dı -heves değil-….

…bu misafirperverliğe alışık değilim tamam mı?  buyurup kalmayayım gönlünüzde ..

offf içerisi de  pek bir kalabalık mı  ne? ..

evde annemler bekler…

kimseyi sevme kızım ,-mış gibi yap kızım…..

yapamadım anne -mış gibi…    

iliştiremedim kendimi  hayata…nerde benim yanıma üç şey alarak  sığınacağım ada?

…çöl müydü yoksa?

nerdeyim ben ?…burası neresi?

siz kimsiniz?

kime geldim ben?… hoş mu geldim ömrünüze… hoşgeldim…

veya değil mi?…değil miydi yoksa?

 

………….acaip ve garaip görmek istersek kendimize bakarız…

 

 

İKİ BIÇAK

Ş/A/İİR BURDA NE DEMEK İSTİYOR??? No Comments »

iki bıçak seç kendine

Biri yaralamak için

Biri öldürmek

Pusu kur gözlerinin

Karanlık gölgesine

Biri sevmek için

Biri ihanet

İki yürek seç kendine

Biri yaşamak için

Biri gizlenmek

Bir korkak,bir kaçak,bir firar

Kaç kişisin sen sevdiğim çocuk?!!!

içimdeki bıçak iki kere daha dönüyor

Olduğu yerde

Kalırsan sel basar yataklarımı

Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde

Kimi zamanlar olur sevgilim,

iki bıçak bile yetmez bir tek ölüme …

 

Murathan Mungan

LETHE

KELAM-I KALEM No Comments »

 

 

önce kelime vardı ” diye basliyor yohannaya gore incil.

 

kelimeden önce de yalnizlik..

.ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnizlik.

kelimeler yalnizligi unutturdu ve yalnizlik kelimelerle birlikte yasadi insanın icinde….

yalnız, kelimeler aciyi dindirdi ve kelimeler insanin aklina geldikce,yalnizlik buyudu; dayanilmaz oldu.”


(-tutunamayanlar syf-153)
……………….

 

 

 

rec’m edilen düşler değil miydi ,hayat denen dövüş kulübünde?

ve küllenen hayallerini karıştır elinde maşan olmadan ….

ateş elini mi yakar yoksa yüreğini mi ?…..
 
 

 

zihin içermez mi paranoyasını fısıltıların rehberliğinde ”hep bana gelme ,bana gelme….biraz da kendine gel ,kendine gel…”

gelemiyorum kendime….kendime giden tüm yollar yitik…

hangi kör kuyunun dibinde kalırsın  böyle?hangi çıkmaz sokağın maktülüsün …kimbilir…

ben bilmem …bilemem…/dalma derine..dalma…/

susar mısın çığlık çığlığa böyle?

kelimeler çok kıyısızdı..dağılıp gidiyorlardı…./sus(ma).kal…../

geçer mi garb’ın yoldaşlığı dolan ömrümden?…./dur orada..mümkünsüzü iste(me)…/

 

ve dem o ki zindanıdır insan kendinin ,anahtarını kaybetmiş kendine ……

döner yezidi dairesinde….

 

ahhh Lethe!içsem  suyundan bir damla !
 
 
 

 

 
 
 

 

 

 

GAZEL

Ş/A/İİR BURDA NE DEMEK İSTİYOR??? No Comments »

Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz

Biz neşatın da gamında rüzgarın görmüşüz

(Biz dünyanın hem hazanını hem baharını görmüşüz

Biz neşenin de kederin de geçici olduğunu görmüşüz)

Çok da mağrur olma kim mey-hane-i ikbalde

Biz hezaran mest-i mağrurun humarın görmüşüz

(Çok da mağrur olma makam meyhanesinde

Biz binlerce mağrur mestin mahmurluğunu görmüşüz)

                                       (NABİ-17.yy.)

yor/gun

KELAM-I KALEM No Comments »

git(me)  yanımdan …

kal…

sabahın rüzgarı dolanmış saçlarıma….yok yedeğimde yeni bir duygu…hep

eski…hep toz kokusu burnumda…

eskiyen ben…

herkes öldürür mü sevdiğini? ölüm kime ustalık eder?

 

hiç’e ve kimse’ye…haaa bir de hiçkimse’ye…

oysa kimse kimsesizliğinden utanmıştı da vurmuştu kendini

kimsesizlikler ortasında…

orda kimse var mı?….yok mu ?…peki…..

-beni öldürme ,beni öldürme diyordu oyuncak,hırçın ve kendine

düşman çocuğun elinde boynundan kopartılırken….

lucifer/ay/çocuk/oyuncak/

 

düşlerine düş(me)…diyor birileri.belki…belki demiyorlar…

uzanamadım ellerine…gel uykularıma der iken o fitne ses….

 

yine de yeniden bir aydınlık gülümser kıyıdan kıyıdan….. kıyılarıma

vuran…..ben yine yor/gun….sev-me-mezlik et-memekten….

 

 

 

Wordpress Themes by Natty WP Powered By Wordpress - Theme Provided By Wordpress Themes - US Dedicated Servers